6 Ocak 2015 Salı

Kitaplarım ve Huzur



En son okuduğum "Senden Önce Ben" de o kadar çok hıçkırıklara boğuldum ve yazarın dilini o kadar çok beğenmiştim ki her ne kadar önyargılarla kitabı ertelesem de sadece okumuş olmak için başladım ve kitaplar hakkındaki bu önyargılarımdan dolayı bir kez daha kınadım kendimi. Bahsedildiği üzere bu kitapgerçekten toplum içinde okunmamalı. Eğer duygusal bir insansanız sonunda ağlamak öyle böyle değil bildiğiniz hıçkırıklarla ağlıyor insan. Hazin bir son ve alışılmadık bir mücadele.


Sonrasında başladığım "Kocan Kadar Konuş" hızla okunabilecek gündelik bir kitap. Başlıyor ve bitiyor.Sadece merak ettiğim türden bir kitaptı bu ve çerez gibi dediğim türden bir kitap oldu.Bu kitabın bana kazandırdığı en güzel şey sürekli bahsettiği Raif Bey oldu. " Kürk Mantolu Madonna" kitabının baş kahramanı Raif Bey o kadar çok anılıyor ki bu kitapta uzun süredir ertelediğim "Kürk Mantolu Madonna" ya başladım sonunda.

"Kürk Mantolu Madonna" ... İsminde var bir kere muhteşemlik. Bu kitap içeriğiyle, diliyle, yalınlığı ve bir o kadar çekiciliğiyle öyle bir doyurdu ki ruhumu, söylenecek tek bir sözüm kalmadı.

Der ki kitapta; "Onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim."

Ya da " Bu akşam anladım ki,, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş."

Bir kez daha okumakta olduğum "Anna Karenina" yarıda kaldı ve ben önce bu kitabı bitirdim.

Soğuk hava, bir fincan çay, kitaplarım ve huzur... Şükürler olsun,  ne mutlu bu duyguları bana verdiğin için Rabbim sana.