12 Aralık 2014 Cuma

Yarın ola ...




"KİBİR EN SEVDİĞİM GÜNAHTIR" der en sevdiğim filmlerden biri olan "Şeytanın Avukatı" nda.

Dün akşam bir kez daha izledik eşimle filmi. Bir kez daha hayran kaldık oyunculuğa, görselliğe.

Düşünüyorum da; bilmediği konu hakkında soru sormayı kibir sayan, en mükemmelin kendisi olduğunu düşünen, yapıcı olmak var iken nasıl olur da yıpratırım diye çaba harcayan, sessizce ama içten içe üzen insanlarla dolu çevremiz.

Artık öyle birşey ki insan kime inanacağını kime güveneceğini bile bilemiyor. Ve sen dönüp dolaşıp kendi kabuğuna dönüyorsun. Nerde dost bildiklerimiz diye canını sıkıyorsun uzun uzun. Kafana takma diyen tipleri de anlamadım hiçbir zaman. Her ne kadar dinlemeye açık olsam da bazen fazla geliyor tavsiyeler. Çünkü herkesin yaşamı kendine. Herkes kendi hayatından sorumlu.

Her ne kadar herkesin yaşamı kendine derken de televizyonda çıkan reklamlara takıyorum bu aralar. Parasızlık ve açlık yaşam standartlarını zorlarken boy boy yiyecek ve içecek reklamlarının ya da kebapların, dönerlerin süslediği sofraların bu kadar teşhir edilmesi can sıkıcı. Alan var alamayan var. Ortası yok zaten bu işlerin. Durumun ya var ya da hiç yok. Herkes bankaya mecbur. Ek hesap denilen şeyi icat etmese bankalar bu kadar insan nasıl döndürürdü bu düzeni merak konusu..

Hiçbir şey iyiye gitmiyor sanki. Umudumu kaybetmek istemiyorum ama dağın görünen yüzü böyle...

Yarın ola hayrola....



3 yorum:

  1. Merhaba blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım ben de bloguma beklerim sevgiler:)
    makyajtavsiyem.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  2. Reklamlar benim de en nefret ettiğim şeylerden birisi. Özellikle alma imkanı olmayan kişileri bu reklamları çocukları ile birlikte seyrediyor olması çok zor. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar bende reklamlara taktım..birde yediği yemeklerin resimlerini facebook ta yayınlayanlar var biz ne biçim bir millet olduk böyle...sevgi ve dostlukla...

    YanıtlaSil