18 Ağustos 2014 Pazartesi

Farkındalık



                             Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?

Hiç vaktiniz yok, “Fast live”, “Fast food”, “Fast music”, “Fast love”…

Dikte ettirilen “yükselen değerler”, “in” ler, “out” lar…

Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.

Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!

Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?

Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?

İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?

Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?

birini sevmek için hangi tuşlara basmak gerekir?

Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?

Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?

Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?

Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?

Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
 
Müşfik KENTER

-------
Ne güzel söylemiş değil mi Müşfik KENTER.. Bugünleri ne güzel de anlatmış...Farkında olacağınız bir hayat yaşamanız dileğiyle...
İyi haftalar :)

2 yorum:

  1. Müşfik Kenter büyük sanatçılığını göstermiş. Doğru söylüyorsun Mavi, bugünlerde hepimiz bu halde değil miyiz aslında...

    YanıtlaSil
  2. İnternetle alakam neredeyse sadece bloglarım. Ama bilgisayarlarını, telefonlarını ellerinden düşürmeyen insanların duygularına ulaşabilmek ne mümkün?

    YanıtlaSil