24 Aralık 2013 Salı

DüN - BugüN - YarıN




Günaydınnn : )

Ne güzel bir sabah böyle.. Dün her ne kadar kesin bende panik atak var diye dolanıp dursam da, bugün güneşli bir gün var ve yaşamak harika bir duygu.

İşe gelip de bilgisayar açtığımda güne birazdan paylaşacağım yazıyla başladım. Her cümlesi o kadar doğru ki. İşte bu yüzden paylaşılmalı diye düşündüm.

Sevgiyle kalın : )

GEÇMİŞ

Yaşanmış olayları sürekli irdelemek hoş değildir ve pek yarar getirmez; bu doğrudur , ama elinde


olmadan kötü olayları hatırlayan, bu yüzden acı çeken bir insana bunu söylemenin nasıl bir etki

yaratacağını hiç düşündünüz mü? Bu insan anlaşılmadığını hisseder, duygularının onaylanmadığını

düşünür. Kendisi de bu duygulardan zaten muzdariptir. Yine de geçmişteki olayı kabul edemediği

sürece, aynı olayı yaşamaktan korktuğu sürece ya da affedemediği sürece, ya da kendince doğru olan

başka bir nedenle geçmişi bırakamıyordur. Ona “Negatif düşünme sakın, evren sana gönderir,

kendine çekersin!” demekle bir de korku yüklersiniz. Bana bu nedenle danışmaya gelen birçok

insanla karşılaştım. Paranoya içindeydiler : “Düşüncelerimin gücüyle ya bunları yaratıyorsam?

Düşüncelerime hakim olamıyorum, sonra da bir şey olacak diye daha çok kaygılanıyorum!”

Ayrıca geçmişi ve olumsuzlukları değerlendirmek, bunlardan yararlı dersler çıkarmak gerekir. 


Geçmişi tamamen boşvermek, olayların gidişatındaki hatalarınızı görmeyi reddetmek anlamına gelir.

Oh, ne güzel, hiç sorumluluk almazsınız, hataları tekrarlamaya devam edersiniz. Sonra da

düşünürsünüz : “Ayol, ben böyle olsun istememiştim. Kendime bunu nasıl çektim?” diye... “Ders

almadım, önlem de almadım, sorumluluk benim” diyebilmek içe dönmeyi ve gelişmeyi gerektirir. Zor

olan da budur işte.

BUGÜN

Gelelim bugünümüzde olanları değerlendirmeye. Olumlu düşünce, sürekli olumlu düşünmeye


çalışmak değildir. Öncelikle, var olan ne varsa olduğu gibi kabul etmektir. Sonra,

değiştirebileceğiniz herşeyi değiştirmek için çaba göstermek, eyleme geçmektir. 

Değiştiremediklerinizi de değiştiremeyeceğiniz şeyler olarak kabul edip, dikkatinizi elinizdeki 

güzelliklere vermek ve var olana teşekkür etmektir. Kimi zaman da, sizin için olumsuz olan bir

durumun, başkasına yararlı olduğunu fark edip o kişi için sevinmektir. Olumlu düşünce, yaşananlar 

için yararlı yorum üretmektir.

Yere düşünce, ayağa kalkmak için olumlu birşeyler düşünmeniz gerekir. Kalkamayacağınıza inanmak


sizi yere yapıştıran ikinci bir yerçekimi etkisi yapacaktır. Düşmenizden başkalarını sorumlu tutmak

ve onların da böyle düşüp acı çekmesini istemek öyle çok olumsuz duygu yaratır ki, ayağa

kalkmaktansa, yan gelip yatmayı tercih edersiniz. Düşen ve ayağa dimdik kalkanların düşünce

yollarını örnek almak, zihninizi bu yönde eğitmek, olumlu düşünmektir. Umut etmek ve çözüm

üretmek için kafa ve kas yormak, olumlu düşünmek ve davranmaktır.

GELECEK

Gelecek ile ilgili endişelerinize de bir bakalım. Çoğu geçmişe dayalı düşünceden kaynaklanır.


Gelecekte bu endişelerin gerçekleşmesini gerektiren hiçbir şey yoktur çoğu zaman. Bu durumda

pozitif olasılıklara dikkatinizi vermek ve umut etmek çok işe yarar tabii. Tüm eylemlerinizi 

hedeflerinize odaklarsınız. Öte yandan, hayatınızdaki olası negatif olayları hiç düşünmeyecek

misiniz? İyi ama, olasılıkları incelemek ve zarar görebileceğiniz durumlar için önlem almak için ne

yapacaksınız? Risklerinizi nasıl hesaplayacaksınız, nasıl yöneteceksiniz?

Eğer takıntılı bir şekilde olumlu düşünmeye çalışarak hiç düşmeyeceğinizi sanıyorsanız,

aldanıyorsunuz. Hayat bize birçok deneyim sunar. Tabii ki arada sırada düşeceksiniz. Geçmişte

nasıl, nerede, kiminle düştüğünüzü değerlendireceksiniz, derslerinizi sindireceksiniz. Düştüğünüzü

kabul edeceksiniz ve dikkatinizi ayağa kalkma çözümlerine vereceksiniz. Yeni yorumlar, yeni

çözümler üreteceksiniz. Gerekirse pazarlık etmeyi, “Hayır” demeyi, ya da yardım almayı

öğreneceksiniz. Her düşmeyi bir öğrenme fırsatı olarak ele alacaksınız.
Kişisel gelişim ve olumlu düşünce birarada gider. “Ay, negatif şeyler düşünmeyeyim, sonra kendime

çekerim falan” endişeleri yerine, “Tamam, kabul ediyorum, düşerim de, kalkarım da... Yaşam böyle.

Derslerimi öğreneyim, baş üstüne çakılmak yerine popo üstü yumuşak düşeyim bundan sonra.” 

derseniz, zihninizi çözümlere odaklamış olursunuz.

2 yorum:

  1. güzel bir paylaşım olmuş, teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Özlem'cim.Cansu ve Ebru'ya sevgiler benden.

    YanıtlaSil